KORUNMA

Korunmak eylemi.

Sığınma, sakınma.

Himaye edilme.

-Ask. Pasif korunma, askeri birliklerin ve halkın, düşmanın her türlü etkinliğine karşı korunması amacıyla, silah kullanmaksızın alınan önlemler. (Pasif korunma, sivil savunma örgütlerince alınan önlemleri de kapsar.) Sütre gerisinde korunma, tank, top gibi silahların atış yaparken ortaya çıkıp atıştan sonra da bir sütre gerisine çekilmelerine olanak veren düşey hareket.

-Biyol. Canlı varlıkların elverişsiz etkenlerden ya da bir saldırganın saldırısından kendilerini koruma işlevi.

-Çevrebil. Doğanın korunması, doğal çevrenin ve doğadaki canlıların korunması.

-Huk. Korunma alanı – ALAN.

-ikt. Doğal kaynaklan korunması, doğal kaynaklar stokunun en iyi biçimde tüketilmesi ve işletilmesi amacına yönelik önlemlerin tümü.

-Mant. Korunma ilkesi, XIX. yy ‘da alman matematikçi H. Hankel tarafından formülleştirilen yöntembilimsel ilke. Bu ilkeye göre, bazı nesneleri yöneten yasalar, bu nesnelerin ait olduğu alan, daha geniş bir alanın kapsamı içine girdiğinde olduğu gibi korunmalıdır (örneğin, doğal tamsayıların toplam ve çarpımını yöneten yasalar, göreli tamsayıların toplamı kapsamı içine girdiğinde korunmuş olarak kalırlar).

-Tem. parç. Kuarkların korunması, hadronları oluşturan kuarkları yalıtmanın olanaksızlığını öne süren kuram. (Her şey sanki, çok düşük uzaklıklarda etkileşime girebilen kuarkların etkileşim potansiyeli, bunları ayıran uzaklıkla artıyormuş ve bu uzaklık hadronun boyutlarına yaklaştığında bu potansiyel sonsuz bir değer alıyormuş gibi oluşur.) – Tip. Hastalıkların bir kişide ortaya çıkmasını ya da topluluk içinde yayılmasını önlemeyi sağlayan doğrudan yöntemlerin tümü. (Eşanl. PROFILAKSI.)

-ANSİKL. Biyol. Hayvanların ve bitkilerin başvurdukları korunma yollan beş büyük kategoride toplanabilir

1. kaçma: tavşan tilkiden kaçar, midyeler denizyıldızlarından kaçar, göçmen kuşlar kişin çok soğuk bölgelerden ayrılarak elverişli iklimlere giderler;

2. yeraltına saklanma: erişilmesi olanak siz gizli yuvalar ve inler ayrıca soğuğa kar şi da bir korunma yoludur;

3. gizlenme: kendini bulunduğu yere benzetme (homokromi, homomorfi) ya da tehlikeli bir türe benzetme (mimetizm) hayvanlara (kelebekler, balıklar, vb.) ve bitkilere (beyaz ballıbaba, litops, vb.) özgü bir savunma yöntemidir:

4. pasif korunma: ‘top’ gibi yuvarlaklaşıp kapanma (tatu, tespihböceği, glomeris), diken taşıma (kaktüs ve kurak bölgelerdeki diğer bitkiler) her iki yöntemi birlikte kullanma (kirpi), sıkı kapanan bir kabuğa sahip olma (yumuşakçalar) ya da sert bir kabuk içine çekilme (kaplumbağa) birer pasif korunma yoludur. Soğuğa karşı derialtı yağı ve kalın post ya da tüy de bu bakımdan önemli rol oynar,

5. etkin savunma gerek doğal silahlarla (geviş getirenlerin boynuzları, filin savunma dişleri), gerek tahriş edici ya da kötü kokulu sıvı püskürtmeyle (kokarca), gerekse, kolaylıkla tanınacak canlı renklere bürünen bazı türlerde olduğu gibi, başka canlıların yiyemeyeceğini gösteren zehirleyici özelliklerle sağlanır.

Fakat bitkilerin çoğunluğu ve hayvanların birçoğu kayıplarını bol döl verimiyle karşılamayı yeğlemektedir.

–Cevrebil. Doğanın korunması. Doğal ortamların hızla bozulması bazı hayvan ve bitki türlerinin azalmasına ve kimilerinin de soyunun tükenmesine yol açmıştır. Bu olgu, özellikle sanayi toplumlarının doğu şundan beri, insan etkinliklerinin yarattığı zarar ve sakıncaların artmasının sonucudur. Bu nedenle birtakım uluslararası ve ulusal kuruluşlar doğanın korunması için önlemler almaktadırlar.

Bu önlemler uluslararası alanda, ikinci Dünya Savaşı’nın sonunda, BM’nin himayesi altında, Doğanın ve doğal kaynakların korunması için uluslararası birlik ‘in kurulmasıyla somutlaşmıştır. Birlik milli parkların kurulmasında ve tehdit altındaki türlerin ve biyotoplarının korunmasında önemli rol oynamaktadır

Unesco’nun 1970’te başlattığı İnsan ve biyosfer Programı’nın (IBP) amacı, doğal ve sosyal bilimlerin katkısıyla, biyosfer kaynaklarının kullanımı ve korunması için ve insanla çevresi arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi için akılcı bir temel geliştirmektir.

Dünya doğa fonu özellikle gelişmekte olan ülkelerde etkinlik göstermekte ve milli parklar kurmaları ve yaşatmaları için onlara yardım etmektedir.

Doğayı koruma önlemleri bir türe özgü olabileceği gibi (Uluslararası balina Komisyonu’nun balinaları koruması) özel bir yasayla da sağlanabilir (Türkiye’de 1983 yılında çıkarılan 2873 sayılı Milli parklar kanunu). Bu kanunun amacı milli ve uluslararası düzeyde değerlere sahip milli park, doğa parkı, doğa anıtı ve doğayı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakteri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.

– Tıp. Korunma, özellikle Pasteur’ün buluşlarından sonra doğdu. Gerçekten de birçok bulaşıcı ve salgın hastalığın nedeninin bilinmesi bunlardan etkin bir biçim de korunmaya olanak veriyordu; organizmanın tepkileri ve hastalıktan korunmada sahip olduğu doğal yetenekler konusun da edinilen kavramlar, korunmada tamamen fizyolojik işlemler kullanılmasını sağladı. Ancak, hastalıkların ortaya çıkışın önleyici korunma ile tedavi amaçlı korunma farklıdır. Birincisi kişileri ayırma, karantina, giysi, hava, su, besin, vb.’nin denetiminden yararlanarak bulaşmaları önlemeye çalışır; ikincisi ise tedavi edici etkenleri kullanır: antiseptikler, tetanos, difteri vb’den koruyucu serumlar, çiçeğe karşı Jenner aşısı ve bulaşıcı hastalıklar için çeşitli aşılar; korunmanın en büyük aşamalarından biri, asepsinin anlaşılması ve tur cerrahi girişimlerde titizlikle uygulanmasıdır.

“Korunma” sözcüğü sanayi, araştırma vb. alanlarda, fiziksel (ışık, ısı, radyoaktivite) ya da kimyasal (yakıtlar, patlayıcılar deterjanlar, vb.) etkenlerden korunmayla ilgili tüm yöntemlere de uygulanır.

KORUNMAK -> KORUMAK.