YABAN

(fars. yabān’dan). 1. Insan eli değmemiş, üzerinde insan yaşamayan issiz yer.

-2. Bir yerin, bir bölgenin halkından olmayan, oranın yabancısı olan kimse; yabancı el.

-3. Tamlayan olarak, evcil bir hayvan türünün evcil olmayan bir akrabasını ya da insanlar tarafından ekilebilen bir bitkinin doğada kendiliğinden yetişen bir cinsini belirtir; bu anlamda birleşik ad yapar; yabani: Yabankedisi. Yabanördeği. Yabanketeni. Yabannanesi.

-4. Bir şeyi, bir kimseyi yabana atmak, önemsememek, önemsiz görmek: Yoo, bu sözümü yabana atmayın, görün neler olacak. || Yabana gitmek, bir şeyden SÖZ ederken, tanınmayan, bilinmeyen bir kimseye verilmek ya da satılmak: Gel bunu sen al, yabana gitmesini istemiyorum. || Yabana söylemek, uygun düşmeyen saçma sapan sözler söylemek. || Sözüm yabana → SÖZ. sif. İnsan eli, değmemiş, değiştirilmemiş, bir yer için kullanılır; yabani vahşi: Yaban ormanlar -Geom. Bir simit üzerine çizilebilen, koşutlardan ve boylam çemberlerinden farklı bir çember için kullanılır.