YABANCI

1. Başka bir ülkeden. başka bir ulustan olan, bulunduğu ülkenin vatandaşı olmayan kimse için kullanılır, ecnebi: Yabancı turistler. Babası Türk, annesi yabancı. Bu mevsimde İstanbul’a çok yabancı gelir. (Bk. ansikl. böl. Uluslarar. huk.)

-2. Bir topluluğun, bir ortamin, bir örgütün üyesi olmayan ya da sa. yılmayan kimse için kullanılır: Yabancılar bu bölüme giremez. Yirmi yıldır bu köyde yaşamasına karşın kendini yabancı hissediyor, köylüler de onu yabancı saviyorlardı.

-3. Bir şeyin yabancısı, belli bir eyleme katılmayan, onun dışında kalan, bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan kimse için kullanılır. O bu sorunun yabancisidir. Ben bu konuya yabancıyım.

-4. Yabancı gelmek, gelmemek, tanımak, tanimamak: Uçüncüsünün yüzü bana hiç yabancı gelmiyor. || Yabancı gibi durmak, bir işe karışmamak, ilgi göstermemek, çekingen davranmak. || Yabancı saymak, yabancı tutmak, kendilerinden biri gibi görmemek, yabancı olarak benimsemek. || Yabancısı olmak, bir yeri tanımamak, bilmemek: Yabancisi olduğum bu kentte būtün gün dolaşıp durdum.

sif. 1. İçinde yaşanılmayan bir yer ve başka bir ulusa ait olan bir şey için kullanilir: Yabancı ülke. Yabancı bir kent. Yabancı dil.

-2. Bir şeyin öz yapısına ait olmayan bir dış öğe için kullanılır: Şekeri yabancı maddelerden artmak. Suyun için. de birtakım yabancı maddeler var.

-3. Bir topluluğa, onun üyesine ait olmayan şey için kullanılır: Yabancı otolar buraya park edemez.

–4. Bir şeye yabancı, bir duyguya kapali, ondan yoksun olan, bir şeyle ilgilenmeyen kimse için kullanılır: Acima duygusuna yabancı. Sanata yabanci,

-5. Bir kimseye yabanci, o kimseyi yakından ilgilendirmeyen, onun dışında kalan, onun duyarsız, ilgisiz olduğu bir şey için kullanılır: Insana özgü hiçbir şey bana yabancı değildir. -Huk. Yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi → TENFİZ.

-Kim, müh. ve Mad. oc. Yabancı madde, bir ayırma işlemi sırasında ayrılmak istenen maddelerin ayırtedici özelliklerini taşımadığından, başka bir kesimde biriken taneler. – Müz. Yabancı ses, bir makamın dizisinde bulunmayan ses. (Kürdilihicazkârda segâh perdesi, hicazda çargâh perdesi kullanmak gibi. Bir geçki olduğunu gösterir.)

– Patol. Organizmanın bölgeleri ya da dokuları ile bir benzerliği yokmuş gibi görünen oluşuma denir. -Tarım. Yabancı ot, tarım bitkilerinin arasında kendiliğinden biten ve onların gereğince büyüyüp gelişmesine zarar veren her türlü ot. || Yabancı ot bilimi, tarima zararlı otları ve bunların tarımsal üretim üzerindeki zararlarını azaltma çarelerini araş. tiran bilimsel disiplin.

-Yerbil. Yabancı blok, tümüyle yabancısı olduğu bir bölgede toprak yüzeyine yer. leşmiş kayaç. (Çok büyük kütlelere erişebilen bu tür bloklar bugün kaybolmuş bu